Thursday, Nov 23rd

Last update:04:21:48 AM GMT

You are here:
 

Hekim Haklari

E-posta Yazdır PDF
 

1.Çagdas bilimsel tip olanaklarini uygulama hakki:
Hekimlik meslegi, son yillarda yükselen bir ivme ile gelisen iletisim ve bilgisayar teknolojisine her düzeyde gereksinen bir uygulamaya dönüsmüstür. Tip egitiminde yüksek teknolojinin tiptaki uygulama alanlari ile tanisan bir hekimin is yasaminda tani ve tedavide söz konusu gelismeleri yasamayi istemesi hakkidir. Bu duruma resmi bir hastaya bakiyorsa hekim hastasini ileri bir merkeze sevk edebilir. 

2.Meslegini uygularken etik ilkelere bagli olma hakki:
Hekim meslegini uygularken etik ikilemlerde yasal, politik, toplumsal , estetik ve ekonomik degerlerle çatisabilir. Bu çatismayi çözümlerken hekimin özgür ve bagimsiz karar verme hakki olmalidir. 

3.Hekimin baski altinda olmadan meslegini uygulama hakki:
Mesleki uygulamada hekimin gereksinim duydugu klinik özgürlügün saglanmasina engel olabilecek her türlü baski girisimi meslegin dogasiyla çelisir. Özellikle adli hekimlik alaninda sorun çikartabilen bu durumda hekim Cumhuriyet Savciligina , Türk Tabipleri Birligine , Dünya Hekimler Birligine ve iç hukuku tükettiyse Avrupa Insan Haklari Komisyonuna basvurabilir. 

4.Hekimin kendi degerlerine ters düsen durumlardan kaçinma hakki:
Hastanin degerlerine saygi duyulan bir iliskide, hekimler kendi degerlerini (hastalar açisindan olumsuzluk yaratmamak kosulu ile) savunabilirler. Bir hekim kendi degerlerine ters düsen uygulamalara zorlanmamalidir. 

5.Hekimin sagligini koruma hakki:
Hekimin meslegini uygularken saglik risklerini en aza indirecek çalisma kosullarini talep etme hakkina sahip olmalidir.

Bulasabilirlik potansiyeli yüksek olan hastaliklarda hekimin kendi sagligini tehlikeye atmama hakkini da tartismak gerekir. Hekimligi seçmekle kendisine zarar verebilecek bir süreci önceden kabul etmis varsaymak, haksiz temele oturtulmus bir görüstür. Hekimlik meslegine yönelen genç insanlar bu karari verdiklerinde hastaliklar, bulasabilirlik ve riskler konusunda hemen hemen bir sey bilmemektedirler Kaldi ki hekimin böyle bir zarar sürecini bilse bile zarardan korunma hakki olmalidir. 

6.Hekimin yeterli bir gelir düzeyi talep etme hakki:
Hekimlik meslegindeki gelismelerin izlenmesi, belirli bir bedeli gerektirmektedir. Hukuken hekimin kendini ülke tibbinin gelismesi düzeyinde yetistirmesi gerekir. Bu hekimlerin kitap alimi, dergi aboneligi ve kongre katilimi için bütçelerinden belirli bir pay ayirmalarini gerektirir. Yaptiklari agir mesleki bilgi ve yogun emek gerektiren ayrica riskli hizmetin karsiligi ödenmelidir. Hekimin yaptigi hatalar sonucunda kendisine açilacak tazminat davalari da ileride ayri sorun olacaktir.

7.Hekimin hastayi reddetme hakki:
Hasta-hekim iliskisinin temelinde yer alan öge güvendir. Hekimin kendisine güven duymayan hastayi reddetme hakki olmalidir. Kendisindeki bulasici hastaligi hekime söylemeyen hasta da oldugu gibi. Bu durum hekimlik onurunun korunmasinin olmazsa olmaz kosuludur.

Kamu kuruluslarinda ve tüzel kisiligi olan kurumlardaki hekim ve diger saglik mensuplari hastayi kabul etmek zorundadir. Özel olarak çalismasini yürüten bir hekim bir yerde tekse hastayi kabul etmemezlik yapamaz. Yine deprem , savas ve kitle kazalarinda saglik mensubu tüm hastalara bakmak zorundadir.

Bu itibarla hekimin hastaya bakip bakmamakta serbest olusu ; acil yardim,resmi ya da insani vazifenin ifasi gibi hallerle sinirlidir. Bu durumlarda müdahale zorunludur.

Ancak; Hekim ya da dis hekimi acil yardim , resmi ya da insani görevin yerine getirilmesi hariç olmak üzere mesleki ve kisisel sebeplerle hastaya bakmayabilir (Tibbi Deontoloji Tüzügü 18. madde). 

8.Hekimin yönetsel süreçlere katilma hakki:
Hekimin hem bulunduklari kurumlarda, hem de ülke ile ilgili yönetsel süreçlerde etkili olma ve saglikla ilgili hazirlanan mevzuatta görüs bildirme hakki olmalidir. 

9.Hekimin danisma hakki:
Hekimlik mesleginin gelisimi, hekimin tek karar verici durumundan "karar veren bir ekibin üyesi" konumuna dogru degismesini de beraberinde getirmistir. Resmi belgelerde sorumlulugun ve ödevin sürekli "kisiselliginin" öne çikisi , belirtilen belgelerin , bu degisimin öncesinde hazirlanmis olmalarina baglidir. Hekimin gereksinim duydugu anda konsültasyon hakki olmalidir. Bu danismanlik süreci, tani ve tedavi sorunlari için oldugu kadar , etik sorunlar içinde söz konusu olabilir. Her hekimin, etik karar verirken yetersiz kaldigi durumlarda bir klinik etik uzmanindan danismanlik istemeye hakki olmalidir. 

10.Iyilesme garantisi vermeme hakki:
Tedaviye gelen hastayla hekim arasinda bir sözlesme yapilmis sayilir. Sözlesme geregi hekim basladigi tedaviyi sonuçlandirir , eksikleri tamamlar , hastayi iyilesinceye kadar takip eder. Hekimin bu sözlesmede hastanin tamamen iyilesecegini söylemeye hakki yoktur (dis, ortopedi protezleri ve estetik cerrahi hariç). Hastada hekimden böyle bir söz talep edemez. Hekim sadece tip ilkelerine ve kurallarina göre gereken tedaviyi ve ameliyati yapmaya ve tedavi prensiplerini en iyi sekilde uygulamaya söz vermis sayilir.  

Hekim bilimsel gereklere uygun olarak tani koyar ve gereken tedaviyi uygular. Bu çalismalarin kesinlikle sifa ile sonuçlanmamasindan dolayi , deontoloji bakimindan tenkit edilemez (Tibbi Deontoloji Tüzügü 13.m). 

11.Yeterli zaman ayirma hakki:
Hekimden hastasina gerekli özeni göstermesi, bilgi ve belgeleri iyi bir sekilde kaydetmesi, hastaya hastaligi ile ilgili bilgileri vermesi beklenmektedir. Bunlarin hepsi zaman alan eylemlerdir. Bu nedenle, bir hekim bir poliklinikte günde 20 hastadan fazlasina bakmama hakkina sahiptir.

Tababet Uzmanlik Yönetmeligi:10:…Her servisin normal polikliniginde günde bir uzman 20 den fazla hastaya bakamaz. Ancak daha fazla hastanin basvurmasi halinde o poliklinikte ayni esas üzerine uzman görevlendirilerek o günkü tüm hastalarin muayeneleri saglanir. 

12.Tanikliktan çekilme hakki:
Hekim meslek sirrinin söz konusu oldugu durumlarda tanikliktan çekinebilir "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) 245/4 , Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (CMUK) 48.m".

Hukuk davalarinda , meslek sirri nedeniyle tanikliktan çekinme hakkini kullanacagini ileri süren hekim, durusmadan önce bir dilekçe ile durumu mahkemeye bildirebilir. Ancak ceza davalarinda durusmaya gitmek ve durusmada bu hakki kullanacagini bildirmek zorundadir. 

13.Tedavi Yöntemini Seçme Hakki:
Bir hastaligin tedavisinde ayni anda birden fazla tedavi yöntemi uygulanabilmekte ise, hekim bunlardan diledigini seçmeye özgürdür. Fakat uzun zamandan beri bilinen ve genel olarak kabul edilmis yöntemlere öncelik vermelidir. 

Tabip ve dis tabibi , sanat ve meslegini uygularken hiçbir etki ve baskiya kapilmaksizin vicdani ve mesleki görüsüne göre davranir.

Tabip uygulayacagi iyilestirme yöntemini saptamada serbesttir (Tibbi Deontoloji Tüzügü 6. M).