Tuesday, Oct 21st

Last update:07:25:51 PM GMT

You are here:

Ehliyet raporları

E-posta Yazdır PDF

Ehliyet raporları konusundaki mevzuatı incelediğimiz zaman 3 önemli kanun/ yönetmelik karşımıza çıkmaktadır.

1. Karayolları Trafik Kanunu (KTK), (18.10.1983 tarih ve 18195 sayılı resmi gazetede 2918 kanun numarasıyla yayınlanmıştır.) Bu kanun Bakanlar Kurulu tarafından yürütülür.

2. Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği (MTŞKY), ( 03.02.1987 tarih ve19361 sayılı resmi gazetede yayınlanmıştır.) Değişiklik Yapılmasına dair Yönetmelik ise 03.04.2012 tarih ve 28253 sayılı resmi gazetede yayınlanmıştır. Bu yönetmeliği Milli Eğitim Bakanlığı Yürütür.

3. Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik( 26.09.2006 tarih ve 26301 sayılı resmi gazetede yayınlanmıştır.) Bu yönetmeliği Sağlık ve İçişleri Bakanlığı yürütür.

Bu üç kanun/yönetmeliği de incelediğimiz zaman KTK 36.maddesi motorlu araç kullananların mutlaka sürücü belgesi alma zorunluluğu olduğunu belirtmektedir. KTK 41.maddesi ise sürücü belgesi alacak olanlardan istenen şartları açıklamıştır. 41. maddenin d bendinde; eğitim ve sınav şartı olarak  “sürücü kursuna katılmış ve yapılan sınavları da başararak sertifika almış olmak” şartı getirilmiştir. Yani sürücü belgesi alabilmek için sürücü adaylarının ilk önce sürücü kurslarına kayıt olmaları gerekmektedir. Sürücü kurslarına kayıt olabilmek için MTŞKY göre hareket edip istenen kayıt şartlarını yerine getirmek gerekmektedir. MTŞKY 03.04.2012 tarihinde 17.maddesinde yapılan değişiklikle beraber sürücü kurslarına kayıt olabilmek için aşağıdaki belgeleri kurs müdürlüğüne vermek gerekmektedir.

a-T.C kimlik numarası yazılı beyanı

b- Öğrenim belgesi

c- Dört adet vesikalık fotoğraf

d- Sağlık Kurulu Raporu

e- Sabıka kaydının olmadığına dair yazılı beyan ,

Görüldüğü gibi sürücü kurslarına kayıt olabilmek için SAĞLIK KURULU RAPORU almak şarttır. Eğer bu kayıt şartları yerine getirilmezse veya eksik yerine getirilirse sürücü adayı sürücü kursuna kayıt olamaz, kayıt olamadığı için sürücü kursu sınavına giremez, bu sınava giremediği içinde eğitim ve sınav şartını yerine getiremediği için sürücü belgesi almaya hak kazanamaz. Eğer sürücü kursu veya sürücü adayı kayıt için gerekli belgeleri eksik olarak veya usulsüz olarak (tek hekim raporu veya 4 tane boy fotoğraf gibi) düzenlemişse KTK 45.maddesine göre “Sahte olduğu, hile ile alındığı veya şartlarına uygun olmadan verildiği tespit edilen sürücü belgeleri adli işlem yapılmak üzere geri alınır” işlem yapılması ve usulsüz evrak ile sürücü kursu başarı sertifikası aldığı için adayın sürücü belgesinin geri alınması ve adli işlem başlatılması gerekmektedir.

 Peki bu KHK 41.maddesinin c bendindeki sağlık şartı ile ne kastedilmektedir ?

“Sağlık şartları bakımından kimlere hangi tür sürücü belgesi verilebileceği hususu yönetmelikle düzenlenir. Sürücü belgesi alacakların ilgili yönetmelikte belirtilen hekimden sürücü olur raporu almaları zorunludur. Bu maddede sözü edilen yönetmelik İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca müştereken hazırlanarak yürürlüğe konulur.( Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik( 26.09.2006 tarih ve 26301 sayılı resmi gazetede yayınlanmıştır.) Çelişki bu madde de ortaya çıkmaktadır. Sürücü kursuna kayıt olan ve sürücü kursu sınavını başarıyla tamamlayıp sertifikasını alan sürücü adayı, sürücü belgesini alabilmek için Emniyet Müdürlüğü Trafik şubeye gelmektedir. Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube ise işte bu KHK 41.maddeye dayanarak sürücü kursunu başarıyla tamamlayan sürücü adayından sürücü belgesini düzenlemek için tek hekim raporunu istemektedir. Burda atlanan nokta ;  sürücü adayının sürücü kursuna kayıt olması için alması gereken SAĞLIK KURULU RAPORUN’ dan Emniyet Trafik Şubenin haberinin olmaması ve Sürücü Kursunun usulsüz olarak sürücü adaylarını eksik evrakla kayıt ederek (SAĞLIK KURULU RAPORU YERİNE TEK HEKİM RAPORUYLA KAYIT EDEREK) sürücü adayından aldığı  tek hekim raporunu Emniyet Trafik Şubeye göndermesi ve Emniyet Trafik şubenin de gönderilen bu tek hekim raporunun KHK 41.maddeye göre Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğe  göre düzenlendiğini zannetmiş olmasıdır. Oysaki zaten sürücü adayı sürücü kursuna kayıt olabilmesi  için SAĞLIK KURULU RAPORU almak zorundadır. Emniyet Trafik Şubeye de bu Sağlık Kurulu Raporu’nun iletilmesi gerekmektedir. Sağlık Kurulu raporu Emniyet Trafik Şubeye verildikten sonra tekrar Emniyet Trafik Şubenin sürücü belgesini verebilmek için tek hekim raporu istemesine gerek yoktur. Ancak sürücü kursuna kayıt zorunluluğu olmayan, sürücü ehliyetinin yenilenmesi gereken durumlarda( ehliyet kırılması, kaybedilmesi v.b.) Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğe göre tek hekim raporuyla yeni sürücü belgesi Emniyet Trafik Şube tarafından verilebilir. Ayrıca aynı yönetmelik incelendiği zaman  bu muayeneyi yapacak hekimler olarak; pratisyen hekimlerden ve uzman hekimlerden bahsetmekte ayrıca aile hekimliğine geçilen yerlerde ise bu raporların Toplum Sağlığı Merkezleri tarafından da verilebileceği söylenmektedir. Bu yönetmelikte Aile Hekimlerinden bahsedilmemektedir. OLAYIN ÖZETİ BUDUR J

           Şimdi asıl konuya gelelim? Sürücü kurslarına kayıt için ve ehliyet alabilmek için TEK HEKİM raporu mu ? verilmelidir, yoksa SAĞLIK KURULU RAPORU mu ?

            Bu sorunun cevabını bulabilmek için, Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliği ( 26.09.2006 tarih ve 26301 sayılı resmi gazetede yayınlanmıştır.) incelemek yeterli olacaktır. Bu yönetmeliğe göre hekim sürücü adayında aşağıda yer alan hastalıkların olup olmadığına göre karar vermelidir.

GÖZ MUAYENESİNDE : (Birkaç can alıcı örnek alınmıştır )

              *Görme alanının uygun olması: Santral 20 derece içerisinde skotom olmamalıdır. Her iki gözde santral skotom olanlar, hiçbir sınıf sürücü belgesi alamaz. santral görme kayıpları; Santral 20 dereceye kadar olan alanda küme şeklinde veya tek nokta tarzında kayıp olmamalıdır.

              *Gece körlüğü.

             *Blefarospazm,  katarakt, afaki,  progresif göz hastalığı,

             *Homonium ya da bitemporal defektler-hemianopik ya da kadranopik defektler sürüş için güvenli kabul edilmez ve bu şahıslar sürücü olamaz. Bunun gibi bir çok göz hastalığını tespit edebilmek için göz hastalıklarından konsültasyon istemek gerekmektedir.

İÇ HASTALIKLARI MUAYENESİNDE :  (Birkaç can alıcı örnek alınmıştır )

                 *Ağır diyabetes mellitus vakalarına (diyabetik kronik komplikasyonları örn; retinopati, nefropati, nöropati gibi gelişmiş olanlara, ve insulin kullanmak zorunda olup kan şekeri regulasyonu sık hipoglisemiler nedeni sağlanamayan labil kan şekerine sahip olanlara ve bu durumu sağlık kurulu raporu ile tespit edilenlere) sürücü belgesi verilmez.

                * Koroner arter bypass cerrahisi uygulanan Grup1 ve Grup 2 deki sürücü adaylarına gerekli medikal tedavi ve/veya invaziv girişimleri tamamlandıktan 6 hafta sonra yapılacak olan egzersiz testinde, testi pozitif kılacak olan kriterler saptanmamış ise sürücü belgesi verilir.

                  * Hipertrofik kardiyomiyopati ve dilate kardiyomiyopati tanısı konmuş semptomatik olan Grup 1 ve Grup 2 deki adaylara sürücü belgesi verilmez.

                 *Kalp yetersizliği ve kapak hastalığı tanısı konan ve ağır semptomatik (NewYork Kalp Cemiyeti Sınıf 3-4) olan Grup 1 ve 2’deki adaylara sürücü belgesi verilmez.

                 * Hayati önemi haiz organlarında dekompanse yetmezliği olanlara sürücü belgesi verilmez.

                  * Büyük organ nakli geçirmiş olanlara veya kronik böbrek yetmezliği olup diyaliz tedavisi görenlere, ilgili uzmanın görüşü alınmak suretiyle sürücü belgesi verilir. Bu saydığım birkaç örneği tespit edebilmek için en azından bir iç hastalıkları veya kardiyoloji konsültasyonu istemek gerekmektedir.

KULAK-BURUN-BOĞAZ MUAYENESİNDE :  (Birkaç can alıcı örnek alınmıştır )

                   *İşitme kaybında; İşitme normal olmalıdır. Normal kulak hava yolu eşiği 25 dB’den iyi işitmek üzere diğer kulaktaki kayıp 50 dB olmalıdır. İşitmeyi yukarıda tarif edilenden daha kötü olan olgularda; bir kulağı normal olmak koşuluyla, işitme düzeyi işitme cihazı ile kötü işiten kulakta en fazla 50 dB olmak kaydıyla B ve F sınıfı ehliyet alabilirler; bu kişilerin ticari araç kullanamayacakları ancak; işitme cihazı ile kullanabilecekleri belgelerine işlenir.

                    *Labirent fonksiyonunu bozacak kulak-burun-boğaz hastalığı bulunanlara, sürücü belgesi verilmez.

                     *Baş dönmesi nedeni olabilecek hastalıklardan herhangi biri teşhis edildiğinde sürücü belgesi alması için gereken medikal ve/veya cerrahi müdahalelerden sonra sorumlu hekim ya da sağlık kuruluşunun yazılı kanaatine göre en erken 6-12 ay sonra sürücü belgesi alabilir. Mevcut sürücü belgesine yukarıda tanımlanan koşullarda baş dönmesi nedeni olabilecek hastalıklardan herhangi biri teşhis edildiğinde el konması için gerekli bildirim yapılır.

                      * Obstrüktif Uyku Apnesi Sendromu, gündüz aşırı uyuklama halinin tespiti; Profesyonel ehliyet talep eden 45 yaşından büyük ve vücut kitle indeksi 25 ve üzerinde olanlardan ise mutlaka polisomnografi raporu istenir.

                     * Malign (Kötü huylu) tümörler ile ilgili; Uzak metastazı olmadığı sürece B ve F sınıfı sürücü belgesi alabilirler. Tüm bunların tespiti için KBB konsültasyonu istenmelidir.

ORTOPEDİ MUAYENESİNDE :  (Birkaç can alıcı örnek alınmıştır )

                     * Her iki omuz, dirsek, kalça ve diz artrodezinde veya fonksiyonel olmayan ankilozlarda sürücü belgesi verilmez. Bir eldeki baş ve işaret parmağı dışındaki iki parmaktaki ankilozlarda C, D, E, G sınıfı dışında sürücü belgesi yine ortopedi ve travmatoloji ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanlarının raporu ile verilebilir. 

                    *Kas, tendon ve bağ lezyonları kalça, diz ve ayak bileği eklemlerini veya bu eklemleri oluşturan kemik hareketlerini %50’den az bozduğu ortopedi veya nöroloji uzmanınca belirlenenlere R ve H Sınıfı sürücü belgesi, daha fazla bozukluklarda H sınıfı sürücü belgesi verilir. Bunların tespiti için ortopedi konsültasyonu istenmelidir.

RUH VE SİNİR HASTALIKLARI MUAYENESİNDE : (Birkaç can alıcı örnek alınmıştır )

                  *İster doğumsal isterse hastalığa, travma veya beyin sinir ameliyatına bağlı oluşmuş ağır akıl hastalığı olanlar, zeka geriliği olanlar, demans (bunama) ve/veya yaşlılığa bağlı davranış bozukluğu olanlar, muhakeme, davranış ve uyumu belirgin ölçüde bozacak düzeyde kişilik bozukluğu, dürtü kontrol bozukluğu ve ağır davranış bozukluğu olanlar uzman hekim tarafından dikkate alınır.

                 * Alkol bağımlılığı olanlar veya alkollü araç kullanmaktan vazgeçmeyenlere sürücü belgesi verilmez.

                 * Psikotrop maddelere bağımlı olanlar veya bağımlı olmasa da düzenli olarak kullananlar sürücü belgesi alamaz.  

                 * Santral sinir sistemi ile ilgili doğuştan veya sonradan geçirilmiş veya cerrahi girişime bağlı hastalıklarla ortaya çıkan uzuvların parezi ve paralizileri (duyusal, motor, koordinasyon ve denge açısından), araç kullanmasını ve trafik güvenliğini engelleyecek şekilde ileri derecede bozuk olanlara, sürücü belgesi verilmez. Hafif derecede bozukluğu mevcut olanlara, nöroloji uzmanının kanaatine göre sürücü belgesi verilebilir.

                   *Epilepsi tespitinde sürücü belgesi verilmez. Şüpheli durumlarda klinik gözlem ve EEG tetkiki dikkate alınır.

                   * Kas Hastalıklarından myopati ve progresifmuskuler distrofisi, myotonisi ve kas-sinir kavşak hastalıkları olan şahıslara sürücü belgesi verilmez. Bu hastalıkların tespiti için psikiyatri ve nöroloji konsültasyonu istenmelidir.

                Görüldüğü gibi sürücü kurslarına kayıt olabilmek için ve ehliyet alabilmek için gerekli olan sağlık şartlarının tespitinin tek hekim tarafından, tek başına Birinci Basamak Sağlık Kuruluşlarında yapılması çok zordur. Bu yüzden yukarıda da bahsettiğim gibi ;

1.      Göz hastalıkları uzmanından

2.      İç hastalıkları uzmanından

3.      KBB uzmanından

4.      Ortopedi uzmanından

5.      Psikiyatri uzmanından

6.      Nöroloji uzmanından  

konsültasyon istenmesi gerekmektedir. Bunun için sürücü adayının tam teşekküllü bir hastaneye sevk edilmesi gerekmekte ve saymış olduğumuz birimlerde teker teker muayene olması ve onay alması gerekmektedir. Yani kısacası bunun adı artık Tek Hekim Raporu değil; SAĞLIK KURULU RAPORU olmaktadır. Doğrusu da budur. J Bu kadar hastalığı tespit etme sorumluluğunu bize veren yetkililerin bu hastalıkların tedavisi için yazılan reçetelerin bedellerini karşılamaması da ayrıca dikkat çeken bir husustur.

“SORUMLULUK ALMAYA GELİNCE SEN HERŞEYİ YAPARSIN; ASLANSIN AMA TESPİT EDİLMESİ GEREKEN HASTALIKLARI TESPİT EDİP TEDAVİ ETMEYE KALKTIĞINIZDA; TEDAVİNİ ÖDEMEM ASLANIM L “ demek çelişkilerin en büyüğüdür.

           Peki bu duruma nasıl geldik  ?

           Zamanında Sürücü kurslarına kayıt için ve ehliyet alabilmek için SAĞLIK KURULU RAPORU istenmesine rağmen daha sonraları vatandaşın işlemini kolaylaştırmak ve rapor ücreti vermemesini sağlamak için sürücü kurslarına kayıt ve ehliyet raporları tek hekim raporuna bağlanmıştır. Ayrıca Aile Hekimliğine geçilmesiyle beraber vatandaşa, olumlu rapor veren hekimi bulana kadar istediği kadar aile hekimini değiştirme hakkı tanınmıştır.  Tüm bu çarpıklıkları maalesef Emniyet Genel Müdürlüğü tespit ederek 19.04.2011 tarih ve 84095 sayılı resmi yazıyla Sağlık Bakanlığına bildirmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğünün göndermiş olduğu bu yazıda, sürücü adaylarının sağlık durumlarının daha iyi analiz edilebilmesi için, sürücü adaylarının sağlık göstergelerinin merkezi bir veri tabanına kayıt edilmesi gerektiğini ve sürücü adaylarının muayenesinde tek hekim değerlendirmesi yanında, şüphe veya tereddüt duyulması durumlarında uzman hekimlerden sevk yoluyla konsültasyon istenmesinin faydalı olabileceğini Sağlık Bakanlığına bildirmiştir. Eczacı kalfalarının bile hastaların sağlık bilgilerine ulaşabildiği bir ortamda biz hekimlerin hastalarımızın tüm sağlık kuruluşlarında işlenen sağlık verilerini göremiyor olmamız önemli bir eksiklik olarak karşımıza çıkmakta ve ehliyet raporlarının verilişini etkilemektedir.

        Şimdide gelin bakalım son 10 yılda trafikte neler yaşanmış ?

·         Son on yılda ülkemizde 7.158.866 trafik kazası gerçekleşmiş olup, 43.673 kişi maalesef ölmüş, 1.405.455 kişide yaralanmıştır. ( Kaynak: TUİK)

·         Yani yılda 715 bin trafik kazası meydana gelmekte ve yılda ortalama 4.300 kişi ölmekte, 140 bin kişide yaralanmaktadır. (Kaynak: TUİK)  Bu rakamlar gerçekten ürkütücü L

·         Son on yılda kazaya karışanların kusur oranlarına bakacak olursak %97 sürücü kusuru, %2 yaya kusuru , %0.35 yol kusuru, %0.33 araç kusuru, %0.32 yolcu kusuru bulunmuştur. (Kaynak : TUİK)

·         Emniyet Genel Müdürlüğünün verilerine göre 2007 yılında meydana gelen trafik kazalarındaki maddi hasar 1 milyar 346 milyon744 bin452 TL dir. Bu paralar  yine Sürücü kurslarına kayıt için ve ehliyet alabilmek için SAĞLIK KURULU RAPORUNA para vermek istemeyen vatandaşın cebinden çıkmakta, olayın maddi yönü yanı sıra insanlar hayatlarını kaybetmektedirler.

SONUÇ OLARAK:

1.      Sürücü kurslarına kayıt için ve ehliyet alabilmek için SAĞLIK KURULU RAPORU almak şart olmalıdır. SGK Sağlık Kurulu Raporlarını ödemediği için vatandaşımız hastanelere Sağlık Kurulu Rapor bedelini yatırarak, sağlık kurulundan geçerek sürücü kursuna kayıt raporu almalıdır.

2.      Sürücü adaylarının sağlık verileri merkezi veri tabanına kayıt edilerek tüm hekimler tarafından bu bilgilere ulaşılabilmeli, SAĞLIK KURULU RAPORU verilirken merkezi veri tabanındaki sürücü adaylarının sağlık bulguları değerlendirilmeye alınmalıdır.

3.      Ülkemizde 18 yaşını doldurduktan sonra sürücü belgesi alınıp ömür boyu kullanılabilmektedir. Buna bir sınırlandırma getirilerek en az 10 yılda bir sürücü belgeleri yine SAĞLIK KURULU RAPORUYLA yenilenmelidir.

4.      Sürücü belgesi için ilgili bakanlıkların Milli Eğitim, Sağlık, Ulaştırma, İçişleri Bakanlıklarının bir araya gelerek, sivil toplum kuruluşlarının da görüşünü alarak ortak bir çalışma yürüterek, kanun ve/veya yönetmelikleri çıkartması gerekmektedir.

5.      Sürücü kurslarına kayıt için zorunlu olan eğitim ve öğretim süresi 12 yıl olmalıdır. Ve sürücü kurslarının eğitim süreleri artırılmalıdır.

6.  Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliğinin  03.04.2012 tarih ve 28253 sayılı resmi gazetede yayınlanan değişikliğiyle  3 Nisan 2012 tarihinden itibaren sürücü kurslarına kayıt olacak olan sürücü adayları SAĞLIK KURULU RAPORU almak zorundadırlar.

                    Ülkemizin geleceği ve vatandaşlarımızın sağlığı için, sürücü kurslarına kayıt  ve ehliyet raporu almak için  “bu kağıdı imzalatacaktım” anlayışından sıyrılıp, büyüklerimizin sürücü adaylarını SAĞLIK KURULU RAPORU almaya teşvik etmeleri ve bu anlayışa uygun kanun ve yönetmelikler çıkartmalarını dilerim.  Kazasız günler geçirmeniz dileklerimle, esen kalın …

Dr. Hakan UZUN-TRABZON

Yorumlar   

 
+2 #14 Guest 12-04-2014 23:24
erhan
iyi günler ben epilepsi hastasıyım 2 yıldır hastalamıyorum fakat ilac kullanıyom ben h sınıfı ehlıyet alabılırmıyım?
 
 
+4 #13 Ayşe 15-11-2013 19:54
aile hekımı vermesın dıye topun agzına aıle hekımını koymak cok yanlıs...hasta dırek kavga durumuna gecıyor...ben bunu yasamak zorundamıyım... madem oyle aıle hekımınden alınan raporu kabul etmesınler...he m aıle hekımıne rapor vermeyın dıyorlar hem de aıle hekımı rapor verınce kabul edıyorlar ...bu ne yaman celıskıdır boyle...verebıl ırsınız ama vermeyın..o zaman tabıkı hastanın gozunde su kagıdı ımzalasana be durumuna duserız..o doktor neden ımzaladı da sen ımzalamadın olur..bu konuda bılgısı olmayan ve ezıklık psıkolojısındek ı halk tabıkı agresıflesır..s aldırganlasır.. kımse de kalkıp bana ıste bırlık olamıoz keske o doktor da ımzalamasaydı demesın...ımzal ayan zayıf halka hep olacak...
 
 
-10 #12 Guest 13-02-2013 17:36
ibrahim
ÇOK NET BİR ŞEKİLDE ARABA KULLANABİLDİĞİM HALDE SAĞ GÖZÜMDEKİ BİR SIKINTIDAN DOLAYI EHLİYET ALAMIYORUM.HALB U Kİ ARAÇ KULLANIRKEN BİR SIKINTI YAŞAMIYORUM EHLİYET ALAMADIĞIM İÇİN ARABADA ALAMIYORUM VE BU ÇOK CAN SIKICI Bİ DURUM
 
 
+3 #11 Guest 13-08-2012 12:14
SELDA
Öncelikle elinize ve aklınıza sağlık.. makale gerçekten bilimsel verilere dayanan ve bazı yadsınamaz gerçekleri ortaya koyan bir içerik taşıyor.Ama gelgör ki halen aynı sıkıntılar devam ediyor..Yazınız halen güncelliğini de koruyor çünkü yani bir düzenleme yapılmış değil, aile hekimlerinde kimi ehliyet raporu veriyor çünkü TSM (görüş soruyor ve) öyle diyor, yönetmelik yeniden düzenlenecek deniliyor ama orada da bir haraket yok.İş yürüsün olayı hakim konuya..Umalim ki insanların akılları artık aydınlansın ve kolaycılığa kaçmaktan kurtulup herkes işinin de istediğinin de hakkını versin; zamansa zaman, paraysa para..Bence vatandaşı kayırmak armut piş ağzıma düşle olmuyor... eğitim şart :)
 
 
+6 #10 Guest 18-05-2012 13:16
Elinize yüreğinize sağlık gerçekten güzel açıklama olmuş.
Bu makaleyi tüm yetkililer okumalı ve biran evvel yeni düzenlemeler yapmalıdır.Teşe kkürler
 
 
+8 #9 Guest 18-04-2012 10:00
Dr.Ruhi TUNCER
teşekürler,gerç ekten bilimsel,gerçek ci ve olması gerekeni yazmışsınız
 
 
+9 #8 Guest 18-04-2012 08:59
Dr.Ruhi TUNCER
tebrikler ,çok bilimsel,gerçek ci ve gerekeni yazmışsınız.
 
 
+7 #7 Guest 18-04-2012 08:54
Tayfun MAVİ
Eline sağlık doktorum,çok güzel bir konuyu irdelemişsin.Be nce artık yetkili mercilerin konuyla ilgili (mesela Sağlık Bakanlığı veya Emniyet Genel Müdürlüğünün yeni bir genelgesi ) son noktayı koymaları kafalardaki bu karışıklığı gidermeleri gerekli.;Son paragrafında belirtiğin gibi..
 
 
+8 #6 Uzm.Dr.Ceyda Akdogan 17-04-2012 15:06
Kaleminize sağlık Hakan bey, her satırında önemli tespitler, açıklamalar mevcut
 
 
+9 #5 Guest 17-04-2012 14:54
cennet özdemir
sizi tebrik ediyorum.ama anlatamıyorduk durumu.sanki ben sorun çıkarıyormuşum gibi algılanıyordu.s ürücü belgelerinde de sağlık kurulu olur kısmı var.ve bunu müdürlükle paylaştoığımda arıza çıkardığım söylenmişti...d ualarım kabul oldu.teşekkürle r...asıl arıza kim bakalım şimdi.
 
 
+13 #4 Guest 17-04-2012 12:31
Dr. Nevzat DEMİREL
Emeğinize sağlık. Teşekkürler.
Bu konuyu bu kadar güzel bir şekilde irdeleyip bize sunduğunuz için... İzninizle bende kullanmak isterim; arkadaşlarımı bilgilendirebil mek adına.
 
 
+11 #3 Guest 17-04-2012 12:28
Dr. Nevzat DEMİREL
Elinize sağlık.Teşekkürler.
Bu konuyu böylesine güzel irdeleyip bize akyardığınız için.
İzninizle bende kullanmak isterim, arkadaşlarıma ulaştırmak adına.
 
 
+12 #2 Guest 17-04-2012 11:41
erol yayla
elinize sağlık Hasan Bey,çok güzel bir yazı.darısı agır ve tehlikeli işlerle ilgili rapora
 
 
+11 #1 Guest 17-04-2012 10:24
Ali ATEŞ
Mükemmel bir makale.
Başımıza gelen herşeyi kadere bağlamayı sevmek, üç kuruş harcamaktan kaçmak çok önemli ve acele işlerimizden!! zaman ayırmak külfetine katlanmadıkça bu acı tabloyu ancak az sayıda nitelikli insan tespit eder, ama hayat acıtarak bazılarımızın üzerinde geçmeye devam eder.
Teşekkürler...
 

Yorum ekle

Yorum yaparken yapıcı olmaya özen gösteriniz. eleştirirken eleştirileceğinizi unutmayınız.


Güvenlik kodu
Yenile