Wednesday, Jul 30th

Last update:04:50:31 AM GMT

You are here:

İstirahat Raporu Almak Mı, Yoksa Vermek Mi

E-posta Yazdır PDF

alt

24 yıllık hekimlik hayatımda gördüğüm odur ki, hasta için muayene olmak ve reçetesini alıp gitmek, muayene kuyruğu beklemek dışında çok rutin bir iştir.

 Hasta gelir şikayetini söyler, muayenesini olur,alır reçetesini çıkar gider. Aynı hasta veya  hastalık için iş rapora geldiğinde ise sorun vardır. Hasta rapor almayı ayrı bir iş olarak görür, hatta çoğunluğu için bir haktır. Şu kadar rapor hakkım var denir, daha rapor hakkımı doldurmadım denir. Öyle ya, rapor almanın hak olduğu daha ilkokul sıralarında çocukların beynine işlenir. Git rapor al denir çocuklara fütursuzca, çocukta raporun bakkaldan alınan ekmek gibi bir şey olduğu algısını yerleştirir beynine.

    Ama hak olarak gördüğü raporu istemek muayene kadar rahat değildir hasta için, bazen araya katalizör konulmaya  çalışılır, bazen tartışmaya girilir yüksek sesle  hak olduğunu  söyleyince, doktorun tırsacağını düşünür belki, belki de  doktor ortaokul  lise  yıllarında öğrenememiştir, öğrensin garip raporun hak olduğunu diye bağırır,çağırır.

   Doktor açısından ise rapor vermenin reçete yazmaktan bir farkı olmaması gerekir esasen, yoktur da zaten . Ancak yukarıdaki kaygılarla, rapor almak isteyenlere defansif yaklaştığımı z da bir gerçektir. Öyle ya, istirahat raporu  istenerek alınması gereken bir şey olmasa gerek, muayene eden hekim gerek görürse zaten sen 3 gün, sen 5 gün istirahat et diye söylemez mi hastaya. Doğrusu söylemesidir ve söylemektedir de. Ancak yukarıda anlattığım  öğretilerle hareket eden vatandaşımız sınırları zorlamaktadır. Hekim istirahat gerektirecek kadar hasta olmayan kişiye neden rapor versin ki.

   Hastanelerde hastayı muayene edip, raporunu git Aile Hekimi versin diyen meslektaşlarımız olaya bu hassasiyetlerle mi yaklaşıp, hastayı Aile Hekimlerine rapor için yönlendiriyorlar acaba… Belki az oranda bir kısmını böyle düşünebiliriz.Bazen vatandaşlarımızın işlerini gördürmek için küçük manevralar yapabileceğini akıldan çıkarmamak gerek. Ancak büyük oranda hekim arkadaşlarımızın hastanelerdeki küçük bürokrasiyi ( başhekim ve servis şefi onayı gibi) kullanarak işlerini Aile Hekimlerine yıkma politikası olarak görmek yanlış olmasa gerek. Yoksa muayenesini yapıp reçetesini düzenleyip  kolunu bacağını alçıya alıp, sonra raporunu git Aile Hekiminden al demenin( velev ki  hasta acil serviste bile bakılmış olsun) hiçbir mantığı ve açıklaması olamaz. Bunun adı resmen görevini tam olarak yapmamaktır.

  Burada yapılması gereken okullardaki eğiticilerden kaynaklanan bu yanlış bilgilendirme ve yönlendirmenin kaldırılması konusunda, Milli Eğitim Bakanlığının öğretmenlere yönelik bilgilendirme ve eğitimler yapmasıdır. Aynı şekilde Sağlık Bakanlığı yetkilileri de, yanlış yönlendirme ile hastaları Aile Hekimleri ile karşı karşıya getirenleri uyarmalı, bu konu hakkında eğitimler verilmesini ve herkesin üzerine düşen görevi  yapmasını  sağlamalıdır.  Rapor alınan bir şey olmamalı hiçbir zaman. Rapor Hekim tarafından gerektiğinde verilen bir şey olarak anlatılmalıdır.

Son söz EĞİTİM ŞART.

Dr.Muhterem KOLAY

Yorumlar   

 
+1 #13 Guest 11-10-2013 14:59
ABDULAZİZ
şimdi okuldaki müdür yardımcısı diyorki 10 günü yarım gün gçse atarım sen 4 yıl okumussun sırf 10 gün için atılması çok saçma bu yüzden öğrencilere biraz yardımcı olunsa güzel olur son sınıf öğrencisi sınava mı çalışşın okulamı gitsin dershaneyemi gitsin yoksa dükkanına baksın siz söyleyin benim durumum bu siz olsaydınız ne yapardınız
 
 
+1 #12 Guest 22-08-2013 18:59
yazılmış olan bu makaleye birebir katıldığımı söylemek istiyorum ilkin.yıllarca poliklinik yaptım ve hep aynı sıkıntıyı yaşadım."sen bana nasıl rapor vermezsin" nidalarının atıldığı çok zaman başıma gelmiş olaylardandır.r apor olayıyla beraber kronik rahatsızlığının olmadığı halde keyfi ilaç yazdırmak isteyen insan grubu da (bu kişilere hasta demiyeceğim, çünkü hasta değiller) sanki olacakları hastalıkları bilerek ilaç yazdırmaya gelenler de azımsanamayacak çokturlar. poliklinik yapan arkadaşlarımın en sık rastladıkları sıkıntılar bunlar olup Dr. Muhterem Kolayın son cümlesine yürekten katılmaktayım.E ĞİTİM ŞART.
 
 
-1 #11 Guest 29-07-2012 15:24
ceyhun
Doktorun rapor almak ile vermek arasındaki farkı anladığına eminim ama biraz karşı tarafıda anlamak lazım.Bu sadece eğitim sisteminde değil çalışma hayatındada büyük bir sıkıntı.Günün 12-14 saati ve daha uzun sürelerde haklarını alamadan çalışan insanların ve bu berbat eğitim sistemiyle yetiştirilmeye çalışılan öğrencilerin bu tarz durumlarda verdikleri tepkiyi acaba çok görmemek mi lazım ?
 
 
+2 #10 Guest 18-02-2012 22:56
** 3 ** Rapor verme işi hekimindir. Önyargılardan uzak uygun iletişim yolları ile gerekli rapaorun verilmesi de; uygunsuz durumların alan savunması yapar gibi değil de yine uygun iletişim yolları ile izah edilmesi de konunun her daim muhatabı olan hekimindir. En az iletişim kazalarına maruz kalmak dilekleriyle..
Sadullah KOCAMAN
 
 
+4 #9 Guest 18-02-2012 22:56
* 2 * Hasta tarafında devletin verdiği hakkın engellenmesi ve durumunun hekimce anlaşılamadığı düşüncesi yaygın düşünce iken bazen düpedüz sahtekarlık amaçlı, suç durumunun örtpas edilmesine araç (en çok öğrencilerin okuldan kaçma isteği..) gibi nedenlerle rapor alabilmenin vatan,millet, namus meselesi kıvamında ele alınıp rapor verilmediğinde kırgınlık, hakaret, şikayet ve darp etmeye varan tepkiler oluşabilmektedir.
Sadullah KOCAMAN
 
 
+3 #8 Guest 18-02-2012 22:55
+1+ Vermeli mi, Vermemeli mi? Ne yaman seçim? Hiçte masum değil, ne hastası ne hekimi? Hekim tarafında zaman zaman bir güç yetkisi, aldatılma hissi, hınç alma fırsatı, sorumluluk alma kaygısı, karasız kalma hali, empatik davranma yetersizliği vb önyargılarıyla defansif bazen agresif davranışlarla verilmesinden kaçınılırken;
Sadullah KOCAMAN
 
 
+3 #7 Guest 01-12-2011 18:42
Makaledeki yazılanlara (son cümle hariç) harfiyen katılıyorum.Asl ında rapor(istirahat raporu) ne verilen ne de alınan bir şeydir.İstiraha t raporu tedavinin bir parçasıdır,tama mlayıcısıdır.Re çeteye yazılması gereken bir ilaç gibidir.Gerekti ğinde yazılan bir ilaç gibi düşünmek doğrudur.Hastan ede hastasını tedavi eden bir hekim eğer istirahat raporunu reçetesine yazmıyorsa tedavini ben yarım bıraktım,git aile hekimin tamamlasın demek istiyordur.Ki bu da kabul edilemez.Saygılarımla.
Dr.Önder Keleş
 
 
+2 #6 Guest 01-12-2011 15:31
elinize sağlık,aynen katılıyorum.tam da bukonuda pes etmek üzereydim,benim gibi düşünen insanları görmekten memnun oldum.beni pes ettiren de bir dr arkadaşımın yanımda genel durumu çok iyi olan bir öğrenciye rapor istermisin,kaç gün istersin diye sorması oldu.lütfen bindiğimiz dalı kesmeyelim
RIZA DARENDE
 
 
+5 #5 Guest 30-11-2011 08:55
Bir konu ancak bu kadar güzel anlatılabilir.T amamen söyledikleriniz e katılıyorum.Lis e talebesi bile benim yanıma gelip''BU BENİM HAKKIM .SENİ BURAYA NE DİYE GÖNDERDİLER'' diye bağırabiliyor.D oktorların hizmetine değil,sayısına bakarak değerlendirilme meli.Kaç hasta baktığı önemsenmeli.Dr saygınlığını yitirmemeli..

Dr BİLGİN TABAN
 
 
+7 #4 Uzm.Dr.Ceyda Akdogan 29-11-2011 01:23
Bu konu ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi ... Kaleminize sağlık.
 
 
+12 #3 Guest 28-11-2011 23:40
HOCAM BU İŞ EĞİTİMLE DEĞİL ,YÖNETİMLE DÜZELİR. ŞÖYLEKİ ;SB. POPİLİZMİ BIRAKIR ,DR U KORUR KOLLAR, ASM LERİN ADETA SEKRETERYA OLMASINI ENGELLEYİCİ TEDBİRLERİ ALIR,HASTA SAYISINA GÖRE ÜCRETİ KALDIRIR, 184 HATTININ ŞANTAJ ARACI OLMAKTAN ÇIKARIRSA, PRT.LERE BAKIŞI DEĞİŞTİRİRSE,HE R ŞEY DÜZELİR.

DR. MESUT ÖZSOY
 
 
+4 #2 Guest 28-11-2011 23:16
Benim bittiğim yer... Siz 24 sene, ben 23 sene...Bıktım artık uğraşmaktan, kötü olmaktan, gerim gerim gerilip bütün günü davul gibi geçirmekten. Eğer Allah kısmet ederde 4 yılı doldurabilirsem ; alın atınızı diyeceğim, alın!

Aalçak eşşeğe herkes binermiş!
Ali TÜTER
 
 
+7 #1 Guest 28-11-2011 22:56
ALİ ATEŞ
Dile getirdiğiniz için teşekkürler. Çok sık olmasa da bazı vatandaşlarımız ın bu konuda yanlış bilgilerinin düzeltilmesi gerekiyor. Öğretmenlerin raporu algılama ve algılatma biçimleri malesef %90 anlattığınız durumda. 15 yıl MEB dokturluğu yapan biri olarak söylüyorum. Bence en büyük sorun bu kesimde. Geresi uyum eğilimi yüksek insanlar. Bozulsalar da anlatılınca anlıyor ve kabulleniyorlar .
 

Yorum ekle

Yorum yaparken yapıcı olmaya özen gösteriniz. eleştirirken eleştirileceğinizi unutmayınız.


Güvenlik kodu
Yenile