Monday, Jan 22nd

Last update:04:21:48 AM GMT

You are here:
 

Dunyadaki olumlerin 4'de 3'unun nedeni?

E-posta Yazdır PDF

AU Tip Fakultesi Kardiyoloji Anabilim Dali Ogretim Uyesi Prof. Gulec, dunyadaki olumlerin 4'de 3'unun nedeni olan hastaligin neden onlenemedigine dikkat cekti

 

Ankara Universitesi (AU) Tip Fakultesi Kardiyoloji Anabilim Dali Ogretim Uyesi Prof. Dr. Sadi Gulec, kalp ve damar hastaliklarinin onceden tespit edilebildigine dikkati cekerek, ''Bu kadar onlenebilir bir hastaliga teslim olmak ve gunumuz dunyasinda olumlerin dortte ucunun kalp damar hastaligi sebepli olmasina insanin isyan edesi geliyor'' dedi.

Antalya'da duzenlenen 6. Metabolik Sendom Sempozyumu'na katilan Prof. Dr. Sadi Gulec, AA muhabirini yaptigi aciklamada, metabolik sendromun, diyabetin yani sira kalp ve damar hastaliklarina da onculuk ettigini belirtti. Metabolik sendromun, kan yaglarinin yukselmesine, iyi kolesterolun dusmesine, toplam kolesterolun artmasina, diyabet gelisimine, tansiyon hastaligina ve bel cevresinin kalinlasmasina neden oldugunu ifade eden Gulec, bunlardan en ilgi cekenin gobek oldugunu kaydetti. Onceden estetik kaygi olarak dusunulen gobegin zararinin akla gelmedigini, gobegin masumane bir yag deposu olarak degerlendirildigini kaydeden Gulec, artik, bel cevresinde toplanan yag dokusunun farkli bir islevinin oldugunun farkina varildigini, gobegin yalnizca estetik kaygi yaratmadigini soyledi. Prof. Dr. Gulec soyle konustu:

''Bel cevresinde, gobekte toplanan yag hucreleri, vucuda oyle salgilar gonderiyorlar ki bu salgilar hem pankreasi olumsuz etkileyip seker hastaliginin ortaya cikmasina, hem de kalp damarlarini etkileyip kalp krizine ya da beyne giden damarlari etkileyip beyin felcinin gelismesine neden oluyorlar. Gobek masum bir sey degil. Buradan salgilanan olumsuz maddeler nedeniyle gobekli kisilerin gelecekte kalp krizi gecirme, seker hastaligina yakalanma riski yukseliyor.''

Insanlarin yasam biciminin degismesiyle gobeklenmeye basladigina deginen Sadi Gulec, sanayi devriminden sonra rafine, islenmis gidalarin tuketilmeye baslanmasiyla da insan irkinin degisim yasadigini ve farkli bir goruntuye burundugunu kaydetti.

''KALP KRIZI ANSIZIN GELEBILIR''

Prof. Dr. Sadi Gulec, eskiden kalp krizinin yasli hastaligi olarak goruldugunu, damar sertligine de ''damar yaslanmasi'' denildigini hatirlatarak, ilk olarak, Vietnam savasinda olen Amerikali genclere yapilan otopsilerde, 20 yasindaki genclerin kalp damarlarinda ciddi derecede damar sertligi goruldugune degindi. Daha sonra yapilan calismalarda kolesterolun damar duvarinda, genc, hatta cocuk yasta birikmeye basladiginin anlasildigini vurgulayan Prof. Dr. Sadi Gulec, su bilgileri verdi: ''20 yas altindakilerin yuzde 10-15'inin kalp damarlarinda kolesterol birikimi oldugunu goruyoruz. 50 yasini gecmis her yuz kisinin 85'inde, bilinen hic bir kalp ve damar hastaligi gorulmemesine ragmen, damarlarinda kolesterol birikimi oldugu ve damar sertliginin meydana geldigini goruyoruz. Eger sigara iciyorsaniz, tansiyon, damar sertligi ve sekeriniz varsa, damarda biriken kolesterol tabakasi nedeniyle damara 5-10 dakika icinde pihti yerlesiyor ve 'hic bir seyi yoktu, turp gibiydi' dedigimiz insanlar kalp krizinden oluyor.

Bugun su imkanimiz var: Ben sizin yas, cinsiyet, tansiyon, kolesterol, seker degerinizi bilerek 10 yil icinde yuzde kac ihtimalle, 'hic bir sikayetiniz olmamasina ragmen' kalp ve damar hastasi olabileceginizi soyleyebiliyorum. 50 yasindaysaniz, sigara iciyorsaniz, tansiyonunuz varsa, kolesterolunuz yuksekse bilin ki siz yuksek risk altindasiniz. Isterseniz maraton kosun, kendinizi son derece fit hissedin, 10 dakika sonra kalp krizi gecirmeyeceginizin garantisi yoktur.''

Bu nedenle, koruyucu hekimligin cok onemli oldugunu ifade eden Prof. Dr. Gulec, kalp krizi gecirenlerin yuzde 50-60'nin hic bir sikayeti olmadigini bildirdi. ''Sikayete bagli olarak yasamayalim'' diyen Gulec, sikayeti olmayanlarin da ne durumda oldugunu kontrol ettirmelerini istedi. Gulec sozlerini soyle tamamladi: ''cunku bunun onlemlerini almak mumkun. Sigara, kolesterol, tansiyonla mucadele ederek, kalp krizi olusumunu yuzde 70-80 oraninda onleme sansina sahibiz. Bu kadar onlenebilir bir hastaliga teslim olmak ve gunumuz dunyasinda olumlerin dortte ucunun kalp damar hastaligi sebepli olmasina insanin isyan edesi geliyor. Kalp krizi gecirmis biri sansliysa hayatta kaliyor ama hayatta kaldiysa 'kurtuldum' demesin. cunku kalbin onemli bir kismini kaybediyor ve gelecekteki yasam beklentisini azaltiyor, yasam kalitesini bozuyor. Kalp yetersizligi ortaya cikiyor, nefes alamamaya basliyor, gogus agrilari oluyor. En onemlisi bu isi baslamadan bitirmek.''

 

Kaynak : AA

Yorum ekle

Yorum yaparken yapıcı olmaya özen gösteriniz. eleştirirken eleştirileceğinizi unutmayınız.


Güvenlik kodu
Yenile