Wednesday, Jan 24th

Last update:04:21:48 AM GMT

You are here:
 

Ostrojen kalp-damar hastaliklarindan koruyor

E-posta Yazdır PDF

Her yil 250-300 bin kisinin kalp-damar hastaliklari yuzunden yasamini yitirdigi aciklandi.
Saglik Bakanligi Dr. Sami Ulus cocuk Hastanesi Kardiyovaskuler Cerrahi Klinik Sefi Prof. Dr. Ali Kutsal, ''Koroner arter hastaliklarinin menopoz oncesi donemde kadinlarda gorulme sikligi dusuktur. Kadinlarda cogunlukla hastalik erkeklerden 10 yil daha gec gelisir ve bunda ostrojen hormonu etkilidir'' dedi.

Kutsal, Turkiye'nin Avrupa ulkeleri arasinda kalp damar hastaliklarina bagli olumler acisindan en ust siralarda yer aldigini belirterek, Turk Kardiyoloji Dernegi'nce hazirlanan Turkiye Kalp Raporu'na gore ''Turkiye'de 3.5 milyon kalp hastasi bulundugunu, her yil 250-300 bin kisinin kalp-damar hastaliklarina bagli yasamini yitirdigini ve 12 milyon kisinin risk altinda oldugunu'' kaydetti.

Damarlarda darlik veya tikanmaya en fazla damar sertliginin (aterosklerozes) yol actigini ifade eden Kutsal, genc ve saglikli atardamarlarin esnek, guclu ve elastik oldugunu soyledi. Kutsal, ''Damar sertliginde damarin ic duvari kalinlasir, duzensizlesir, yag ve kolesterol birikir. Boylece damar ici capi giderek daralir ve yeterli kan gecemez'' diye konustu.

-''OLUMLERIN YUZDE 60'I ILK BIR SAATTE GERcEKLESIYOR''-

Gogus agrisi, nefes darligi, yorgunluk, bacaklarda ve vucutta sisme, suur kaybi, birden boslukta kalmis hissi, carpinti, bacak ve kollarda agri ile yorgunluk, anormal cilt rengi, ciltte yara acilmasi, sok, ani gorme kaybi, kuvvet, koordinasyon-konusma-duyu kaybinin kalp ve damarlarda ciddi bir sorunun gostergesi oldugunu belirten Kutsal, bu durumun ilerlediginde koroner arter hastaligina neden olarak siddetli gogus agrisi, kalp krizi ardindan da ani olum ile sonuclanabildigini bildirdi.

Kutsal, koroner arter hastalarinin bir kisminda kalp krizi sirasinda agri hissi duyulmayabildigini de vurgulayarak, ''Ozellikle seker hastaligi olanlarda agri duyusunun azalmasina bagli olarak agri hissedilmeyebilir'' dedi.

Kalp krizinden olumlerin yuzde 60'inin ilk bir saat icinde gerceklestigini, bu nedenle hastanin vakit kaybetmeden hastaneye ulastirilmasinin onemine deginen Kutsal, ''Kanlanamayan adalenin beslenmesi bozulur ve 30 dakika-2 saatten sonra kalici degisiklikler olur. Bu durumda genellikle daralmis bir damarda aniden pihti olusur. Eger tikaniklik olan alan genisse ani olum gorulur, genis degilse iyilesme sansi yuksektir. Genellikle kalp adalesinin yuzde 25'i etkilenmisse kalp buyur ve kalp yetmezligi gelisir, yuzde 40'i etkilenmisse sok ve olum gorulur'' diye konustu.

-''AILE OYKUSU OLANLAR RISK ALTINDA''-

Damar sertliginde, cinsiyet, yas ve genetik faktorlerin degistirilemez, yuksek tansiyon, yuksek kolesterol duzeyi, sigara kullanimi, seker, asiri kilo, uygunsuz diyet, fiziksel aktivite eksikligi ve stresin ise kontrol edilebilir risk faktorleri olduguna dikkati ceken Kutsal, duzenli egzersizin kan basincini dusurdugunu, kilo kontrolunu sagladigini ve iyi kolesterol olarak bilinen HDL seviyesini yukselttigini soyledi. Kutsal, sunlari kaydetti:

''Yuksek kolesterol, seker hastaligi ya da kan basinci yuksekligi ancak yapilacak olcumler ile saptanabilir. Bu nedenle duzenli check-up yaptirilmali. 40 yasina kadar 3 yilda bir, 40-50 yas arasinda toplam 4 kez, 50-60 yas arasinda 5 kez, 60 yasindan sonra ise her yil bir kez kontrol yaptirilmali. Eger bu kontrollerden herhangi birinde saptanan anormallik varsa o zaman kontrol sikligi artirilmali.''

Kutsal, anne-baba ya da birinci dereceden akrabalarda erken yasta kalp krizi oykusu olanlarin da risk altinda oldugunu vurgulayarak, soyle devam etti:

''Eger baba veya erkek kardes 55, anne veya kiz kardes 65 yasindan once koroner arter hastaligina yakalanmissa risk normalden yuksektir. En onemli genetik risk yuksek kan kolesterol duzeyine sahip olmaktir. Aileden gecebilecek diger faktorler ise yuksek tansiyon, sismanlik ve seker hastaligidir.''

-''RISKLI KISILERE OSTROJEN VERILMESI TARTISMALI''-

Koroner arter hastaliklarinin genellikle erkeklerde 45, kadinlarda 55 yasindan sonra goruldugunu ifade eden Kutsal, ''Menopoz oncesi donemde kadinlarda hastaligin gorulme sikliginin dusuktur. Kadinlarda cogunlukla hastalik 10 yil daha gec gelisir ve bunda ostrojen hormonu etkilidir'' dedi.

Damar duvarinin ic yuzeyini kaplayan hucrelerin salgiladiklari maddelerin dengeleyici ozelligi oldugunu ve damar sertliginde bu dengenin bozuldugunu anlatan Kutsal, sunlari soyledi:

''Ostrojenin bu noktada dogrudan ve dolayli etkisi var. Dogrudan etki olarak damar duvari hucrelerinin butunlugu bozacak enzim ve madde salgilamasini onleyerek hucrelerin parcalanmasini ve araya madde girerek duvarin kalinlasmasini onler. Yani aterosklerozun baslamasina engel olur. Ayrica beyaz ve kirmizi kan hucreleri ile pihtilasmada rol alan hucrelerin damar duvarina girerek duvari kalinlastirmasini ve olayin ilerlemesini, ayni zamanda damar duvarindaki duz adale yapisinin kalinlasmasini onler.

Dolayli etki olarak da iyi huylu kolesterol olan HDL seviyelerini artirirken, kotu huylu kolesterol olan LDL seviyelerini azaltir.''

Kutsal, risk altindaki kisilere ostrojen verilmesi konusunun hala tartismali oldugunu dile getirerek, ''Bazi calismalarda menopoz sonrasi kadinlarda hormon tedavisi yapilmasinin kalp damar hastalik riskini azalttigi saptanmis, bazilarinda ise tam tersi sonuclara ulasilmistir. Konu, genis capli calismalar ile arastirilmaktadir. O nedenle halen boyle bir tedavi uygulamasi soz konusu degil. Ancak menopoz sonrasi donemde gerek gorulen kisilerde ilgili alan doktorlari tarafindan hormon tamamlama tedavisi uygulanmaktadir. Her ne kadar menopoz oncesi donemde koruyucu etki varsa da Turk kadinlari butun risk faktorleri acisindan menopoz sonrasi donemde yuksek risk altindadir. Ozellikle 60 yas uzerinde kadinlarimiz her acidan dunyadaki riskli ulke gruplari icerisinde yer almaktadir'' diye konustu.

Kaynak : AA

Yorum ekle

Yorum yaparken yapıcı olmaya özen gösteriniz. eleştirirken eleştirileceğinizi unutmayınız.


Güvenlik kodu
Yenile