Friday, Apr 20th

Last update:02:57:28 AM GMT

You are here:
 

Ninenizin tembihlerini unutmayin

E-posta Yazdır PDF
 Prof. Dr. Semra Çalangu, “Ben vitamin hapi almanizi bile tavsiye etmem. Her konuda oldugu gibi Ninenizin tembihlerini unutmayin, emin olun daha az hastalanirsiniz" dedi.

Mine Senocakli'nin haberi

Eger gripseniz anneannenizin dedikleri kulaginiza küpe olsun. Mesela kis aylarinda sizi iki-üç kat giydirdigi zamanlari hatirlayin. Bir bildigi vardi, zira kat kat giyinmek üsütmeye karsi en iyi, en dogal yöntemlerden biri...

Özellikle de kis aylarinda soguk alginligiyla vücudunuzu hirpalayip, baska hastaliklara karsi savunmasiz kalmamak için... Yine hatirlayin; “Olur olmaz yere hap, ilaç alma” tembihlerini...

Istanbul Tip Fakültesi Enfeksiyon Anabilim Dali Ögretim Görevlisi ve Anadolu Saglik Merkezi Hastane Enfeksiyonlari Kontrol Komitesi Danismani Prof. Dr. Semra Çalangu, “Ben vitamin hapi almanizi bile tavsiye etmem. Mesela C vitamini haplari... Bir zarari yok, ama Türkiye bir meyve cenneti. Çesit çesit portakal var, mandalina, greyfurt var. Biberi, domatesi var. Böyle hem dogal hem de lezzetli meyveler, sebzeler dururken, vitamin hapi almaya ne gerek var” diyor.

Konu vitaminler olunca sunu da eklemeden geçmeyelim; vitamin sadece vücudun bagisiklik sistemini gelistiren bir madde. Yoksa tek basina hastaliklari önlemek ya da iyilestirmek gibi bir etkisi yok. Yani siz gripken, “Bol bol portakal suyu iç, üstüne bir de aspirin, sip diye geçer” diyenlere kulak asmamak ve hemen bir doktora bas vurup, ilaç kullanmak sart.

Basta grip olmak üzere bulasici hastaliklardan korunmanin bir diger yolu da temizlik. Mesela kagit mendil... Sabah cebine iki kagit mendil koyup, gün boyu bunlara aksirip tiksirmak, hastaliklarin iyilesmesini engeller. Neden mi? Ayni mikrobu tekrar tekrar almaya hizmet eder de ondan. Tüm bunlar, kusaktan kusaga geçen, kanitlanmis önleyici hekimlik uygulamalari aslinda. Eger gripseniz, anneannenizin size tembihlerini hatirlayin. Bir daha o kadar kolay yataga düsmezsiniz emin olun.
Günde bir büyük bardak portakal suyu tüm C vitamini ihtiyacinizi karsilar

* Hocam gripte bulasma yollarini, klinik belirtileri konustuk. Asi disindaki korunma yollarindan da bahsettik... Eksik kalan var mi?
Bir de beslenmenin etkisi var. Gripten korunmak için, ‘C vitamini alalim, B vitamini alalim’ deniyor. Tabii ki ikisi de vücut direncini artirabilirler. Ama bilimsel olarak gösterilmis, kanitlanmis bir bilgi yoktur ki, C vitamini alanlar gribe yakalanmaz desin.

* Ama gripten yatak dösek yatanlara hep ‘Bol bol C vitamini alin’ denir. Bunda dogruluk payi var degil mi?
Tedavi açisindan yarari olabilir. Ama, ‘Ben her gün bir tane C vitamini tableti alirsam gribe yakalanmam’ bilgisi dogru degil. Bunu ben, meslektaslarimizda da, doktor arkadaslarimizda da görüyorum. Söylenenlerden anliyorum ki, ‘Günde bir bardak portakal suyu içersen ya da 2 tane portakal yersen, her gün 1 gram C vitamini alirsan gripten korunursun’ diyorlar. Keske böyle olsa! Ama böyle olsa biz niye asi olalim? Güzel portakali da olan bir ülkedeyiz. Yeriz, biter. Ama bunu kanitlayan bir bilimsel çalisma yok. Buna karsilik insan gribe yakalandiktan sonra vücut direncinin artirilmasinda C vitamininin etkinligi var. Bu sadece gribe özgü degil, bütün enfeksiyonlara karsi böyle.

* C vitaminin nasil bir katkisi var vücudumuza?
Damarlarimizi, özellikle mukoza dedigimiz agiz ve burun içersindeki salgi yapan dokularimizi, bir baska deyisle vücudumuza direnç kazandiran dokularimizi yenilemekte, korumakta katkisi var. Yani yeterli C vitamini almayan insanlarin disleri çürür, dökülür. Agiz kurulugu, burun kurulugu olur. Bu bilinen bir sey ve dogrudur. Demek ki, bunlar olmasin diye yeterli C vitamini alinirsa insanin her türlü solunum yoluyla gelecek mikroba karsi direnci tam olur. Ama ‘Bu kisiler grip olmaz’ demek yanlis.

* Ama sonuçta günde 1 gram C vitamini almamiz lazim degil mi?
Evet. Vücudun solunum yoluyla gelebilecek mikroplara karsi direncini koruyabilmek için günde 1 gram C vitamini almakta yarar var gerçekten. Bu efervesan tabletler seklinde de olabilir, günde bir bardak portakal suyu seklinde de olabilir.

HAPLARI ESKIMOLAR, ISKANDINAVLAR ALSIN

* 1 bardak portakal suyunda 1 gram C vitamini var mi?
Büyük bir bardakta var...

* Peki C vitamini hap olarak alindiginda bir yan etkisi var mi?
Hayir. C vitamini vücutta birikmez çünkü. Yani gidip de karacigerde falan birikip bir yan etki yapmaz. Atilir vücuttan...

* Peki bugünlerde takviye olarak tablet seklinde de alalim mi? Faydasi olur mu?
Hayir. Ben hiç önermiyorum. Onu gidip Eskimolara önerelim. Ne bileyim, portakali olmayan Antartika’daki insanlara önerelim. Iskandinavlar alsin. Ama yani Antalyasi, Alanyasi, Fenikesi bir sürü çesit portakali olan bir ülkenin insani da almasin... Üstelik de bunlar yetmiyormus gibi durmadan disaridan meyve ithal edilen bir ülkede, insanlar C vitaminini niye hap olarak alsin? Dogal yollardan almak mümkünken... Üstelik C vitamini sadece portakalda, limonda, mandalinada degil, domateste, yesil biberde, kivircik salatada, rokada da çok fazla var. Tüm yesilliklerde C vitamini var.

* Peki dogal yollardan gripten korunmak için baska önerileriniz de var mi?
Var tabii... Korunmada bir baska sey de, dinlenmeye dikkat etmek. Bu özellikle çocuklar için çok önemli. Günde 8 saatlik bir uyku gerekiyor. Bizler için de gerekli.

* Prof. Dr. Necdet Üskent ‘Iyi bir uyku bagisiklik sistemini güçlendirir’ demisti. T lenfositlerin, yani vücudu disaridan gelen saldirilara, özellikle bakteri ve virüslere karsi koruyan bagisiklik hücrelerinin sayisinin arttigini söylemisti.
Evet. Hakikaten öyle... Bunun disinda giysilerle ilgi de bir küçük notum olacak. Sadece gripten degil, gripal enfeksiyonlardan korunmak için, hava degisimi sirasinda ‘Ah cereyanda kaldim, ah sogukta kaldim, ince giymisim üsütmüsüm’ denir ya, iste bunun için biz kis aylarinda tek bir kalin giysi yerine üst üste birkaç ince giysi seklinde giyinilmesini öneriyoruz. Sicak bir yere girildigi zaman üsttekiler çikartilsin, soguga girildiginde çikartilsin. O bakimdan anneannelerimizin üzerlerine kat kat giydikleri yelekler, hirkalar, tek bir kalin giysiden çok daha saglikli. Onun disinda tabii ki korunma için asiyi öneriyoruz.

* Korunmak için baska ne yapmamiz gerekir?
Pratik olarak söylemek istedigim sey su. Çok sükür galosu kaldirdik hastaneden... Önceleri ‘Galos olsun, galos olsun’ dediler. Millet galosu ayagina bir giyiyor, aksama kadar bir daha çikarmiyor.

* Bu firincilarin eline taktiklari eldivenler gibi sanirim... Bütün gün tek bir eldiven ellerinde, parayi da onunla aliyorlar, ekmegi de onunla alip veriyorlar. Ne anladik hijyenden...
Aynen öyle. Her sey eldiven, her sey galos... Kagit mendilde de böyle bir durum var. Burnunu sil cebine koy, sil koy... O artik mikrop yuvasi bir sey halini aliyor. Kagit mendil bir kullanimliktir.

* Sadece bir mi hocam?
Hadi iki olsun diyeyim. En azindan defalarca kullanmamak lazim. Ama balgam ya da sümkürme ile kirlenmis bir kagit artik kullanilmamalidir. Yoksa insan bir elini kurular, burnunun ucunu siler o tamam. Ama sümkürdünüz mü belli ki içinde cerahat tasiyor artik. O mendil atilmalidir.

Yorum ekle

Yorum yaparken yapıcı olmaya özen gösteriniz. eleştirirken eleştirileceğinizi unutmayınız.


Güvenlik kodu
Yenile