Thursday, Apr 26th

Last update:02:57:28 AM GMT

You are here:
 

Akdağ: Temmuz ayında bu muayene işi tamamen bitecek

E-posta Yazdır PDF

KENEYLE bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığından ülke genelinde görülen kene vakalarında ölüm oranının

yüzde 5 olduğunu açıklayan Sağlık Bakanı Akdağ, kene ile mücadelenin sürdüğünü belirterek, kırsal kesimde yaşayanların keneye karşı dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Bakan Akdağ, kent merkezlerinde görülen hiçbir kene vakası olmadığını da söyledi.

Bir dizi toplantı ve ziyaretlere katılmak üzere Afyonkarahisar'a gelen Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ilk ziyaretini Afyonkarahisar Valiliği'ne yaptı. Sağanak yağmur altında yapılan karşılama töreninin ardından Vali Haluk İmga'nın makamında ağırladığı Bakan Akdağ, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Kenelerden bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığıyla ilgili net ölüm sayısını bilmediğini belirten Akdağ, Mayıs ayı içerisinde 200'ün üzerinde vaka olduğunu belirtti. Kene varlığını tabiattan tamamen yok etmenin mümkün olmadığını anlatan Bakan Akdağ, şunları söyledi:

"Keneyle mücadele konusunda gerek çevre ve Orman Bakanlığı'nın gerek Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın ve gerekse Sağlık Bakanlığımızın ortak yürüttüğü çalışmalar var, kene popülasyonunu azaltmak anlamında. Ama bunu tabiattan yok etmek mümkün değil. O zaman özellikle kırsalda yaşayan, köyde yaşayan vatandaşlarımızı her fırsatta uyarmalıyız. Nasıl uyaracağız? Özellikle kırsala çıkan, hayvancılıkla uğraşarak meraya çıkan vatandaşlarımız, tarlada, bağda ve bahçede çiftçilik yapanlar ayaklarını ve bacaklarını mutlaka kapamalılar. Hep söylüyoruz. Bu da bilim adamlarının tavsiyesi tabi. üzerlerindeki pantolonun paçalarını çoraplarının içine koymalılar. Ama bununla dalga geçenler oldu. Köşe yazarlarından bazıları yazılar yazdı, buna benzer tavsiyeler ile alakalı olarak. Bunlar biraz bilgisizlikten kaynaklanıyor. çünkü kene çıplak vücuda tutunuyor."

KENE ÇIKARMA YÖNTEMLERİNİ ÖĞRENMELİYİZ

Keneden korunmanın önemine değinen Bakan Akdağ, özellikle kırsal kesimde yaşayan vatandaşların kene çıkarma yöntemlerini öğrenmesi gerektiğini vurguladı. Kenenin yapışmasıyla yapıştığı bölgeye bir uyuşturucu bıraktığını belirten Bakan Akdağ, bu uyuşturucunun etkisiyle kene yapışan insanların kendisine kene tutunduğunu anlayamadığını belirtti. Kenelerin vücutta uzun süre kalmaması gerektiğini anlatan Bakan Akdağ, sözlerine şöyle devam etti:

"Kırsal kesimde çalışan vatandaşlarımız evlerine geldiklerinde üzerlerine kenenin olup olmadığını yakınlarına baktırmaları gerekiyor. Bu hastalıktan korunmak çok önemli. Hastalığa yakalanan vatandaşlarımızın yüzde 5'i hayatını kaybediyor. Kene yüzünden kimsenin canını kaybetmesini istemiyoruz. Dünya ortalamasında bu yüzde 10 ile 30 arasında değişiyor. Kent merkezinde yaşanan bir vaka ise yok. Bütün mesele kırsalda yaşayan vatandaşımızın dikkat etmesi. Kene mücadelesine çalışanlarımız da hazır durumdadır."

AİLE HEKİMLİĞİ

Aile hekimliğine geçilmesiyle ilgili çalışmaların da sürdüğünü hatırlatan Bakan Akdağ, Afyonkarahisar'da geçiş için Ekim ayının planlandığını hatırlattı. Muayenecilik hizmetinin hemen hemen bittiğine değinen Bakan Akdağ, "Zannediyorum hekimlerimizin yüzde 90'ından fazlası muayenehane çalıştırmıyorlar. Zaten Temmuz ayında bu muayene işi tamamen bitecek. Vatandaşlarımız muayeneye gitmeyecekler. üniversite hastanelerinde de hoca parası gibi, döner sermaye parası gibi birtakım uygulamalar 2011'in başından itibaren tamamen tarihe karışacak. Devlet hastanesindeki muayene işi de Temmuz ayında artık tamamen sonlanmış olacak" diye konuştu.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ VE REFERANDUM

Anayasa Değişikliği ve referandum konularına da değinen Bakan Akdağ, şunları söyledi:

"Türkiye gerçekten tarihi bir dönemin arefesindedir. Demokratikleşmenin, bireyin özgürlüklerinin genişletilmesinin önünü açacak bir Anayasa değişikliği TBMM'de kabul edildi ve halkın onayına sunulmak üzere. 12 Eylül tarihine de karar verilmiş oldu. Aslında 12 Eylül tarihi de Türk tarihi açısından gerçekten manidar bir tarihtir. Böylesine bir referandumun 12 Eylül gününe denk gelmesi de bu referandumun tarihi özelliğinin ortaya çıkması açısından önemli olmuştur. Biliyorsunuz 1980'de Türkiye'de bir ihtilal yapılmıştı. 1980'den 2010 Eylül'üne kadar 30 sene geçmiş oluyor. 30 sene sonra biraz önce de söylediğim gibi daha demokratik bir ülke için kolları sıvamış durumdayız." Milliyet

Yorum ekle

Yorum yaparken yapıcı olmaya özen gösteriniz. eleştirirken eleştirileceğinizi unutmayınız.


Güvenlik kodu
Yenile