Sunday, May 20th

Last update:02:57:28 AM GMT

You are here:
 

Aile Hekimliği Uygulamasının Aksayan Yönleri

E-posta Yazdır PDF

alt

Türkiye’de Aile Hekimliği Uygulamasına geçilmiş olması, son zamanlarda sağlıkta atılmış önemli adımların başında gelmektedir.

 Birinci basamak sağlık hizmetlerinde “Aile Hekimliği Uygulaması” modeli Türkiye’de yıllardır uygulamaya geçirilmesi arzu edilen ama günümüze değin bu konuda somut ve cesur adımların atılamaması nedeni ile gecikmiş olan ilerici bir sağlık politikasıdır. Avrupa’da ve gelişimini tamamlamış medeni ülkelerde “Aile Hekimliği Uygulaması” başarı ile uygulanmakta ve olumlu sonuçlar alınmaktadır. Bu uygulamanın en önemli göstergesi toplumların yaşam süresindeki belirgin artışlardır. Ülkemizde 2011 yılı Aile Hekimliği Uygulamasının tüm yurtta uygulamaya başladığı yıl olarak hatırlanacaktır. Geçmiş beş yıllık pilot uygulama sürecinde kağıt üzerinde mükemmel olan Aile Hekimliği Uygulaması, gerek personel yetersizliği gerekse iller bazında yönetim kademelerindeki personelin “Aile Hekimliği Uygulamasına” bakış açıları ve farklı uygulamaları nedeni ile bazı aksaklıklara ve uygulama kapsamında çalışan personelin üzerinde negatif yansımalara neden olmaktadır. Aşağıda bu aksayan yönleri teker teker ele alacağım.

Tek ve Yalnız Aile Hekimleri…

Birçok Aile Sağlığı Merkezinde Aile Hekimleri tek olarak çalışmaktadır. Tek çalışan bir Aile Hekimi çoğu zaman yerine bakacak başka Aile Hekimi bulamadıkğından senelik izin kullanamamaktadır, hastalandığında rapor alamadığından mağdur olmaktadır. Önemli ve acil bir işi olsa bile mesai saatlerinde yernden kıpırdayamamaktadır. Ayrıca tek çalışan Aile Hekimleri her gün giderek artan Aile Sağlığı Merkezinin masrafları altında ezilmektedir. Bu masrafları paylaşacak başka Aile Hekimleri yoktur ve çalıştığı ASM sınıflandırmaya girememektedir. Doktorluk görevinin yanında her gün giderek artan yazışma işleri, veri gönderme ve evrak düzenleme işleri v.s nedeniyle geç saatlere kadar çalışarak mesai saatlerinin dışına çıkmaktadır, hatta eve iş götürmektedir. Özetle maddi ve manevi yönden yıpranmakta ve her geçen gün Aile Hekimliği uygulamasından soğumaktadır.

alt

ASM binası ve Aile Hekimliği Birimi standartları…

Aile Hekimliği uygulamasında kullanılan Aile Sağlığı Merkezleri şimdiye kadar maalesef bir standarda sahip olmamıştır, olamamıştır. Binaların bazıları devlet malıdır, bazıları vakıflara ve belediyelere aittir, bazıları da şahıs malıdır. Bu nedenle kiraları farklıdır, kullanım kuralları farklıdır. Devlet malı olan binaların kiraları bile her nedense farklı illerde farklıdır. Çoğu Aile Sağlığı Merkezi yer ve konum bakımından sağlık hizmeti verilmeye müsait değildir ve buralarda görev yapan Aile Hekimleri ASMleri sağlık hizmeti verilir hale getirmek zorunda kalarak maddi külfetin altına girmiştir, devlet kendilerine yardım etmemiştir. Bazı Aile Hekimleri de yerel idarelerin baskılarıyla çalıştıkları ASMlerden zorla çıkarılmış ve kendi paralarıyla sıfırdan ASM binaları inşa ettirilerek oralarda çalışmak zorunda bırakılmışlardır. Madem Aile Hekimliği uygulaması yeni ve farklı bir uygulama olacaktı o zaman devletimizin uygulama başlamadan önce her ilde kendi belirleyeceği standartlara uygun ASM binaları inşa ettirmesi ya da mevcut sağlık ocağı binalarını bu standartlara uygun hale getirmesi gerekiyordu ama ülkemizdeki çoğu pilot uygulamada olduğu gibi bu uygulamaya da apar topar geçildi maalesef.   Aile Hekimliği uygulaması günümüzde standartsız standartlarla devam etmektedir.   

Toplum Sağlığı personel sayısı ve görev tanımı…

Aile Hekimliği uygulamasının başladığı günden beri Toplum Sağlığı Merkezlerinde personel sayısı yetersiz olmasına rağmen  PDC ( personel ağıtım cetveli )de Toplum Sağlığı Merkezi kadroları açılmamaktadır. Bu nedenle Toplum Sağlığı Merkezleri ve bağlı oldukları Sağlık Grup Başkanlıkları uygulamadaki Aile Hekimlerine yeterince yardım edememektedir. Oysa Aile Hekimleri ve TSM ve Sağlık Grup Başkanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü personeli bir dayanışma içinde Aile Hekimliği uygulamasını yürütmelidir. Birçok ilde TSM ve sağlık grup başkanlığı personeli kendilerini Aile Hekimlerinin yöneticisi görerek Aile Hekimlerine mobbing uygulamaktadır. Aile Hekimleri bu konuda uygulama başladığından beri muzdarip iken TSMlerin görevlerini belirleyen yeni bir yönetmelik çıkarılmış ve bu yönetmelikte yer alan ceza puanı uygulamasıyla uygulamadaki Aile Hekimleri hariç diğer personelin eline adeta  koz verilmiştir. TSMler ve sağlık grup başkanlıklarındaki personel yönetmelikte yazan görevlerini Aile Hekimlerine yaptırmaya çalışmaktadır ve yapmazlarsa gerekli gereksiz ASM denetlemeleri yaparak Aile Hekimlerine ceza puanı yazmaktadır. Ayrıca TSMlerde ve sağlık grup başkanlığında çalışan personel Aile Hekimliği uygulamasındaki mevzuatları yakından takip etmediklerinden Aile Hekimlerinin devamlı yenilenen mevzuat karşısında yaşadıkları sorunlara yardımcı olamamaktadır. Mevzuatı bilmeden yaptıkları illegal uygulamalar yüzünden de birçok ilde idare mahkemelerine davalar açılmıştır. Sanki Uygulamada devamlı yenilenen mevzuatı sadece Aile Hekimleri bilmek ve takip etmek zorundadır. Aile Hekimleri idarenin bu bilgisizliği ve ilgisizliği yüzünden mecburen haklarını uzun süren davalarla aramaya kalkışmıştır.      

Aile Hekimliğinde toplumu doğru bilgilendirme…

Türkiye’de birinci basamak hizmetlerinin daha kaliteli ve düzenli olması ve Avrupa standartlarına uygun hale gelmesi amacıyla büyük bir hevesle ve çabalarla başlatılan Aile Hekimliği uygulaması hakkında halkımız yeterince bilgilendirilmemiştir ve uygulamanın 7. senesini doldurduğu günümüzde halkımız hala Aile Sağlığı Merkezlerini sağlık ocağı bilerek ve kabul ederek verilen hizmetinin farkını anlayamamıştır ve sağlık ocakları zamanından kalma beklenti ve isteklerine ( ilaç yazdırma, her türlü sağlık raporunu talep etme, başkasının karnesine ilaç yazdırma gibi illegal istekler v.s ) devam etmektedir. Uygulamada görev yapan Aile Hekimleri aldıkları eğitimlerin ışığında büyük özverilerle kendilerine verilen nüfusu tedavi etmek ve koruyucu sağlık hizmetleri vermek istemektedir fakat gerek yerel idarelerin Aile Hekimliği uygulamasını kavrayamamaları nedeniyle gerek uygulamanın giderek hasta memnuniyetine dayalı hale getirilmesiyle ve gerek yerel idarelerin görevleri dışında kendilerine angarya görevler vermesiyle bu isteklerini gerçekleştirememektedir. Yapılan istatistik çalışmalara göre halkımız uygulamadan memnundur ama bu farklı ve kaliteli uygulama aldıklarından değil “sağlık ocaklarında” işlerini hallettikleri, istedikleri ilacı yazdırdıkları, memnun kalmazlarsa Aile hekimlerini istedikleri yere şikayet edebildikleri ve Aile hekimleri üzerinde baskı kurabildikleri içindir.    

alt

Aile Hekimliğinde izin günleri, raporlu günleri…

Bir Aile Sağlığı Merkezinde çalışan Aile Hekimleri senelik izine çıkacakları zaman, hizmet içi eğitimlere katılacakları zaman, kongrelere katılacakları zaman, hastalanıp rapor aldıklarında ve hatta yarım günlük bir işleri çıktığında yerlerine bakmaları için Aile Sağlığı Merkezindeki diğer Aile Hekimi arkadaşlarıyla anlaşmak zorundadır. Bu her zaman mümkün olmamaktadır. Anlaşamazlarsa yerlerine yerel sağlık idaresi geçici bir Aile Hekimi görevlendirmektedir ve Aile hekiminin maaşından kesmektedir ki çoğu zaman yerel idare personel azlığı nedeniyle görevlendirme yapamamaktadır. Bu konuda birçok ilde legal olmayan ve Aile Hekimlerinin aleyhine uygulamalar mevcuttur ve idare mahkemelerinde bu özlük hakkının ihlaliyle ilgili birçok dava açılmıştır.  Çoğu ilde Aile Hekimleri yerel idareler tarafından mobbing uygulanarak bu özlük haklarını kullanamaz hale getirilmiştir.  

Devam edecek...

Uzm.Dr.Ceyda AKDOĞAN

( AileHekimleri.net Editörü )

Yorumlar   

 
+2 #8 Guest 09-02-2012 20:43
bizim kiraladığımız asm 2 daireden oluşuyor.kesinl ikle ortam şartları sağlık kuruluşu için yeterli değil.ama sağlık müdürlüğü atamayı yapıp başınızın çaresine bakın dedi.ve şimdi kaldığımız yere yeterlilik bile vermiyorlar.mad em öyle bize yer ayarlasalardı.b u nasıl bir çelişkidir.ayrı ca kaldığımız şehirde daire kiraları 200-300 tl iken biz 1500 tl ödüyoruz.en kısa zamanda aile hekimliğinden kurtulmak dileği ile.yok böyle bir sağlık anlayışı...
eser orak
 
 
-4 #7 Guest 09-02-2012 15:46
18 yıl acil hekimi olarak çalışan beraberinde özel bir polikliniği olan ve şuan aile hekimliği yapan birisi olarak;
Aile hekimliği;hekim in mesleğine, kendine,diğer hekimlere ve hastalara karşı saygınlığını koruyarak çalışabileceği ve hatta hergün eleştirdiğimiz sağlık sistemini düzeltebileceği miz bir ortama sahip değil mi ! arkadaşlar.
Ben şahsım adına çok mutluyum.
Tüm aile hekimlerininde; hasta sayısı kaygıları olmadan,hastanı n oyuncağı olmadan,hastala rın katibiymiş gibi davranmadan,eti k kurallara uygun, tıbbi kanaatleri çerçevesinde,vi cdanları ile çalıştıkları zaman maddi ve manevi çalışma huzurunu yakalayacakları na eminim.
Mustafa GİDİRİŞLİOĞLU
 
 
+4 #6 Guest 06-02-2012 17:03
Bir çok konuda belki de sadece bu sorunları çözmeyi düşündüklerini dile getirmeleri bile biz aile hekimlerine umut kaynağı olurken, tüm idareci ve sağlık personeline şunu hatırlatmak isteriz; hepimiz aynı sağlık gemisinin içerisindeyiz. Gemiyi batırmak değil elbette amaç, lakin batarsa, gemiyi en son Kaptan terkeder; biline !!!
Mahmut Tolga AYAN
 
 
+3 #5 Guest 06-02-2012 17:02
Tüm mevcudiyetiyle belki de taşın altında tek kalan olarak yolumuza devam ederken idarecilerimizd en en çok istediğimiz , sorunlarımızı çözümleyecekler ine dair işaret. Zira aile hekimleri olarak bizlerin sorunları, sistemin sorunlarıdır. Örnek; Sahadan gelen "şimdi değil" uyarılarına kulak asmayan idare, ancak Sayın Bakanımızın ASM'deki Mehmet Amcadan şikayet işitince konuyu değerlendirmeye aldığı gibi.
Mahmut Tolga AYAN
 
 
+2 #4 Guest 06-02-2012 17:01
Aile hekimleri olarak bizler, Türkiye adına devrim sayılabilecek bir dönüşüm sürecinin icraatçı önderleriyiz. Zira bu dönüşüm yalnız ülkemizden değil, dışardan bakan objektif (!) gözlerce de hayranlık ve gıptayla izlenmekte.Elbe tteki bu dönüşüm ülkemizin ksıtlı kaynaklarıyla gerçekleşme sürecindedir. Her yatrım planında olduğu gibi birim maliyet ve kazanım hesabı bu proje için de geçerliydi ve geçerlidir. Yaşadığımız sıkıntıların çoğunu, hantal ve verimsiz bir sistemi ekseriyetle aynı kaynakları kullanarak oluşturduğumuz yeni modelde bize özgülüğü tesis etmekle yaşadık yaşamaya da devam ediyoruz.
Mahmut Tolga AYAN
 
 
+7 #3 semaeser 05-02-2012 23:18
benim çalıştığım ilçede entegre hastane bile yok sadece asm vede 2 aile hekimi 1 tsm hekimi olmak üzere 3 hekimdik uzunsüre 3 güne 1 icap(!) tuttuk. tabi sözde icap nöbeti resmen aktif nöbetti çünkü ilçede kalmak zorundaydık zaten. sonra diğer aile hekimi istifa edince en az 5 ay kura AH kurası olmadığı için iki hekim kaldık.Yani 5 ay boyunca 2 güne 1 nöbet tuttuk hemde ne nöbet izni vardı nede nöbet parası.Köle gibi çalıştık.Köle diyorum çünkü gerçekten ne izin nede tedavi olmak için bile il merkezine gidemiyorduk.Di ş tedavimi bile yaptıramadım nede hasta olmaya hakkım vardı.İzin almak için İSM e bize dr görevlendirin desekte umurlarında bile olmadı.
 
 
+5 #2 Guest 05-02-2012 16:00
SM den ve tsm den,tam destek almıyorum.hemş ,bulamıyorum, bakanlığın kararı olmasına rağmen neden dışardan anlaşmaya izin vermiyorlar, bizi zorda bırakıyorlar,öd eneği neden kesiyorlar, halkın baskısını biliyorlar bize destek olmuyorlar,usül süzlük ve yolsuzluklara ortakmı olalım bunumu istiyorlar.bize sürekli neden baskı yapmaya çalışıyorlar,zo ra koşuyorlar ??vs. sebeplerle nasıl vermli olacağız,düşüns ün ilgililer.
 
 
+12 #1 Guest 04-02-2012 23:23
neden entegre ilçe hastanelerinde nöbet tutup ertesi gün izin kullanamayan ortalama aylık 250 saat mesai yapan aile hekimlerinin durumundan kimse bahsetmiyor
Uğur
 

Yorum ekle

Yorum yaparken yapıcı olmaya özen gösteriniz. eleştirirken eleştirileceğinizi unutmayınız.


Güvenlik kodu
Yenile